“L’ Amour Fou” yani “Çılgın Aşk” filmi unutulmaz Fransız tasarımcı Yves Saint Laurent’in hayatını yakın merceğe alıyor. Sizde benim gibi Yves Saint Laurent’i ilgi ve beğeni yakından takip edenlerdenseniz muhakkak görmeniz gereken bir film Çılgın Aşk…

Yves Henri Donat Mathieu Saint Laurent isimli bir bebek gelir dünyaya 1 Ağustos 1936 yılında... Dünyaca ünlü Yves Saint Laurent olacağını, tarihe ünlü bir Fransız modacı olarak kazılacağını kim bilebilir ki o sırada?
1953 yılında “Uluslar Arası Yün Sekreterliği” tarafından amacı yetenekli genç moda tasarımcılarını seçmek için hazırlanan yarışmaya katılan Saint- Laurent; hazırladığı üç moda taslağı ile birinci sırayı alır. Ve Aralık ayında Paris’te düzenlenen ödül törenine katılmak üzere davet edilir. Paris’e geldiğinde Michel de Brunhof ile buluşur. (Michel de Brunhof, Fransız Vogué Dergisi’nin baş editörüdür.) De Brunhof, yeni yetenekleri keşfedip, moda dünyasına kazandırmakla ünlüdür. Ve Saint Laurent’in de çizimlerini görüp oldukça etkilenir. Saint Laurent ile görüşüp onu yakından tanımak ve bu yeteneği de moda dünyasına kazandırmak isteyen de Brunhof, onu bu konuda eğitim alması için ikna eder. Ve nihayetinde Saint Laurent, Chambre Syndicale de la Haute Couture’a gidip, kendisini geliştirmesi konusunda ikna olur. Michel de Brunhof’un önerilerini dinleyen genç Yves, büyüdüğü, yaşadığı yer olan Oran’ı da terk eder ve Paris’e yerleşir. Eğitimini Paris’te almaya devam eden Yves, okulundan birincilik ile mezun olur. Aynı yıl yeniden “Uluslar Arası Yün Sekreterliği’ nin sınavlarına yeniden girer. Arkadaşı Fernando Sanchez ve genç alman öğrenci Karl Lagerfeld’i geçerek yeniden birinci olur. (Fernando Sanchez, ünlü İspanyol tasarımcı) Bu birinciliğin ardından, moda dünyasının tam içinde olup ünlü tasarımcıları ile samimiyeti oldukça fazla olan de Brunhof tarafından çizimleri, Dior’a gösterilir genç tasarımcı Yves’in…

YVES SAINT LAURENT VE BÜYÜK AŞKI PİERRE BERGE
Dior’un hemen Saint Laurent’in yeteneğini anlamasına karşın, Genç Yves, ilk yılını Dior’un stüdyosunu dekore etmekle ve aksesuarlar tasarlamak ile geçirir. Aradan bir yıl geçip Yves 21 yaşına geldiğinde diğer meslektaşlarından ayrıdır ve Christian Dior’un bizzat kendisi ile çalışmaya başlar. Artık Christian Dior’un baş tasarımcısı genç yetenek Yves Saint Laurent’tir. Herkes bu ismi kısa sürede çok beğenir. Onlara göre bu genç moda tasarımcısının gelişi ile Dior markası yeni bir kimlik kazanmıştır. Herkes bu değişimden oldukça memnundur.

Ancak her şey beklendiği gibi gitmez. Yves Saint Laurent’in baş tasarımcı olmasından sonra 1957 yılında, sağlık sorunları nedeni ile Kuzey İtalya’da bir sağlık kompleksine yatar hasta Christian Dior ve Ekim ayında, Kuzey İtalya’da geçirdiği kalp krizi sebebi ile hayatını kaybeder. Yves çok şaşırmıştır şimdi ne yapacaktır?
1958 yılı için tasarladığı Bahar Koleksiyonu ile Yves’in kendisini bile şaşırtan tepkiler alır ve bu kreasyonu ile artık hiçbir mali sıkıntısı kalmaz ve herkes tarafından tanınan bir tasarımcı haline gelir. Özellikle tasarladığı straptez elbiseler herkes tarafından büyük beğeni toplar. Bundan sonra ki koleksiyonu merakla beklenilmeye başlar. Ancak her şey umulduğu gibi gitmez Yves’in hayatında hiçbir zaman… 1958 yılında askerde bulur kendini Genç Yves… Cezayir Kurtuluş Savaşı için Fransız Ordusunda bulunmak adına çağrılmıştır.
MECBURİ ASKERLİK, AMANSIZ BİR HASTALIK VE ÖZGÜRLÜK
Sorunlu bir çocukluk geçiren ve psikolojik rahatsızlıkları bulunan Yves için askerde olmak bir ızdıraptı adeta. Savaşa çağırıldıktan 20 gün sonra, Yves’te bir rahatsızlık bulunduğunu anlayan arkadaşları onu askeri hastaneye yatırırlar. Hastane Yves’in psikolojik rahatsızlıkları olduğunu daha fazla askerde kalmaması ve uyuşturucu bağımlısı olduğunu tedavi olması gerektiğini söyler. Bir sene hastanede tedavi gördükten sonra 1960 yılında hastaneden çıkan Yves, serbest bırakıldıktan sonra Dior ile olan sözleşmesinin iptali için dava açar ve kazanır. Bu iyileşme döneminden sonra, o ve sanayici Pierre Bergé beraber bir moda evi açarlar. İş ortaklığı ile başlayan bu beraberlik daha sonra büyük bir aşka dönüşecektir.

CATHERİNE DENEUVE VE YVES SAINT LAURENT
1960 ve 1970li yıllarda hippi görünüm eğiliminin popüler olduğu yıllarda, firma; erkekler ve kadınlar için safari ceketler, tayt pantolonlar, bacağı tam saran uzun topuklu çizmeler ve 1966 yılında kadınlar için tuksedo ceketleri moda tutkunları ile buluşturdu. Yves sayesinde moda 1920’lerin 1930’ların ve 1940’ların siluetlerinin kıyafetlerini yeniden giymeye başladı.
Yves Saint Laurent hazır giyimde kadın hâkimiyetini bitiren, modada kadın erkek eşitliğini savunup erkekler içinde yaratımlar hazırlayan ilk tasarımcıdır. Yves’in Paris’te 26 Eylül 1966 yılında açılan ilk kadın ve erkek kıyafetlerinin beraber bulunduğu moda evinin ilk ziyaretçisi de Catherine Deneuve olmuştur.
Her ne kadar inişli çıkışlı bir ruh haline sahip olup, birçok çevre tarafından psikolojisi bozuk, deli diye anılsa da o bunlara kulak tıkayıp yolunda yürümeye devam etti. Markası büyüdükçe kendisi de onunla beraber büyüyüp olgunlaşan Yves Saint Laurent, ilk yıllarının aksine YSL markası büyüdükçe basından, insanlardan uzak büyük aşkı Pierre Bergé’nin üzerine kurulu hayatını merkezine koydu her şeyin…

YVES SAINT LAURENT VE PIERRE BERGE
Yves Saint Laurent, 1960 ve 1970li yıllarda jet sosyetenin vazgeçilmez tasarımcıları arasında yer alıyordu. Herkes onu konuşuyor, herkes onun markasını giymek adına saatlerce değil belki günlerce belki aylarca onun görüşebilmek için bekliyordu. Moda tarihinde bir ilk olan hazır giyim koleksiyonunu da hazırlayan ilk tasarımcı olarak adını sınırların çok ötesine taşıyan Yves Saint Laurent, kadınların maskülen kıyafetler giymesini sağlayarak da adından çokça söz ettirmiştir.
Birçok ilkin kahramanı olan Yves Saint Laurent, etnik çatışmaların sıklıkla yaşandığı o yıllarda dönemin ırkçı ve ayrılıkçı düşüncelerine inat defilesinde Afrikalı bir modele yer verme cesaretini göstermiş ve herkese bu davranışı ile örnek olmuştur.
Pırıltı, ihtişam, gösteriş, zenginlik gibi birçok sıfatı barındıran bir yaşama sahipmiş gibi görünse de çocukluğundan gelen birçok hastalık ile baş etmek zorunda kalan Yves Saint Laurent’in hayatı boyunca en büyük destekçisi hayat arkadaşı Pierre Bergé olmuştur. Pierre Bergé ve Saint Laurent aşkları ile o dönemde herkesi büyülemişlerdir. Birbirlerine ve sanata duydukları bu büyük aşk birçok filme de konu olmuştur. Dünyaca ünlü moda tasarımcısı Yves Saint Laurent 1 Haziran 2008 yılında Fransa’da hayata gözlerini yummuş olmasına rağmen her zaman moda da onun açtığı yoldan ilerlemeye devam edeceğiz.
Yves Saint Laurent ile Beraber Hayatımıza Girenler

TUXEDO
Smokin Ceket: 1966 yılında Yves hazırladığı yaratım ile o güne kadar yalnızca erkeklerin giydiği smokini kadın bedenine göre tasarlayarak bizlere sunar ve smokin biz kadınlarında dolabında yerini almaya başlar.
Safari Zamanı: Haki renkteki ceketler her ne kadar o zamana kadar safari zamanı kullanılsa da Yves Saint Laurent sayesinde dolabımıza girmiştir ve şıklığın adresi haline gelmiştir.
Rus Köylüleri: Yves Saint Laurent’in 1976 yılında Sonbahar-Kış Koleksiyonunda Rus Halkına özgü kıyafetler evrim geçirmiş bir biçimde görüldü.
Transparan: 1960 yılına kadar bilinmeyen bir görünüm olan transparan görünüm tasarımcının elbiseleri ile hayatımıza girdi. Transparan 60’lı yılların başından sonra cüretkâr görünümün baş yapıtı halini aldı.

Blok Renkler: Yves Saint Laurent, 1965 yılında Mondrian desenli yün bir elbise üzerine blok renkleri kullanarak dünyanın hiç bilmediği bir trendin daha öncüsü oldu.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

